ÜÇLÜ BİRLİK (Tevhit’te Teslis) 2

ÜÇLÜ BİRLİK(Tevhit’te Teslis)

Yeni Antlaşma ve Üçlü Birlik (Tevhit’te Teslis)

BABA TANRI VE KUTSAL RUH FİGÜRÜ

Çarmıha gerilmiş ve dirilmiş Mesih kerygma’dır. Tanrı’nın İsa Mesih’teki ifşasının merkezi, Kutsal Ruh’un “ölçüsüz” dökülmesinin bağlı olduğu PASKALYA GİZEMİ, onun Ölümü ve Dirilişidir. İnancımız, Mesih’te açıklanan bir Hristiyan tek tanrıcılığıdır.

Jacques Maritain : “Yunanlılar Tanrı’nın Var olduğunu çok iyi biliyorlardı, ama Tanrı’nın Sevgi olduğunu ,bize İsa Mesih kendi aracılığıyla ifşa etti.”

Hıristiyan tek tanrıcılığının özelliği, Tanrı’nın sevgi olmasıdır, bizi sevmesi vardır : bu, Üçlü Birliği’n en derin anlamıdır.

Teslis gizemi şudur: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un çeşitliliklerinde ve aynı zamanda birlik ve diyaloglarında var oldukları karşılıklı Sevgi. Tanrı’nın birliği, kişilerin karşılıklılığıdır.  İlişki,iletişim şudur : Baba ve Oğul ve Kutsal Ruh (diyaloğu) ve cemaat(komünyon)

  • Tanrı İlişkisi, diyaloğu, çeşitlilik içinde birliktir. Üçlü Birlik Kişileri ile bizimle olan ilişki Ruh aracılığıyla gerçekleşir: Ruh bizi evlat yapar, bizi Üçlü Birlik içi ilişkilere, İsa’nın Baba ile sahip olduğu ilişkinin aynısına sokmaya zorlar.

 Rom 8:15-16: “Ve korkuya geri dönmek için kölelik ruhunu almadın, ama evlatlıkların ruhunu aldın, biz onunla ‘Abba, Baba!” diye haykırıyoruz. Ruh ‘un Kendisi, Tanrı’nın çocukları olduğumuza dair ruhumuza tanıklık ediyor.”

  • İnsan İlişkisi

Yaratılış 2:18 : “insanın yalnız olması iyi değildir”.

SİNOPTİKLERDE ÜÇLÜ BİRLİK

Baba Tanrı, Tanrı’nın Oğlu İsa tarafından açıklanır: bunun doruğu Yuhanna 10:30‘da bulunur: “Ben ve Baba biriz“. İsa, Baba’mızın duasında kendisini gerçekten insan düzeyine (bizim düzeyimize) koyar.

1.ABBA

Markos 14:36 “Abba, Baba, senin için her şey mümkün, bu kâseyi benden uzaklaştır. Ama benim değil, senin istediğin olsun.” İsa’yı Tutku bağlamında Getsemani’de buluyoruz. İsa Baba’ya dua ediyor.

  1. Süreksizlik kriteri : İsa, Baba ile yakınlaşmaya başlar (bir Yahudi için düşünülemez bir kavram)
  2. Otantik(orjinal) Aramice: Bu İncil pasajı otantik Aramice yazılmıştır.

Bu iki ölçüt (i, ii) ile birlikte özgünlük ölçütünü oluşturur: İsa’nın bu bölümü Hıristiyanlar tarafından icat edilmedi, ama gerçekten oldu. Abbà terimi, İsa’nın sahip olduğu eşsiz bir deneyim olan evlat olma  dilini işaret eder, kendisini bir kahraman göstermek istemez, ancak Baba ile olan ilişkiyi ORTAYA ÇIKARMAK ister.

İsa’nın bir Oğul olarak kendi kimliği, KENDİ BİLİNCİ vardır, o Tanrı’nın Babalığının aynasıdır. Yalnızca Oğul Baba’yı açıklayabilir: O’nun kimliği KENDİNİ FEDA ETME  ÖZGÜRLÜĞÜ, İTAATLİ BİR ÖZGÜRLÜK ile açığa çıkar.

Sinoptiklerde Aramice kelimeler bulduğumuzda, bunlar İsa’nın gerçek sözleridir. Markos 15:34 ” Saat üçte İsa yüksek sesle, “Elohi, Elohi, lema şevaktani” yani, “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” diye bağırdı.” İsa’nın Baba ile ilişkisini gösteren tek iki ifadedir. “Abbà” otantik bir kelimedir, çünkü Markos Yunanca çeviride hata yapar: Markos, Πατηρ (Pater-yalın hal) bildirir, ancak bunun yerine Πατερ (Pater! – vokatif,çağırma hali) kullanmalıydı.

İsa, Tanrı’ya ABBÀ adıyla çağırır ve  şu anlama gelir:

  • YAKINLIK
  • EŞİT ONUR
  • KENDİNDEN EMİN  – GÜVEN
  • KUTSAL TANRI İLE SINIRSIZLIK
  • BABA İLE BENZERSİZ İLİŞKİ: Oğul olarak yalnızca onun sahip olabileceği. İTAAT ÖZGÜRLÜĞÜ üzerinde oynayan bir ilişki (bu bir ayrıcalık değildir,bir sahipliktir).

İsa, kendisini Baba’ya ve insanlara teslim ederek, Baba’ya olan itaat ilişkisini ortaya koyar.

2.RUH

Aziz Pavlus, Rom 8, 15’te gördüğümüz gibi, Baba ile Ruh arasındaki ilişkiyi birbirine bağlar. Öte yandan, Galatyalılara Mektup, Oğul’un Ruhu’ndan söz eder,

Gal 4, 6: Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlu’nun “Abba ! Baba!” diye seslenen Ruhu’nu yüreklerinize gönderdi.” O, Ruh’tur. ‘Abba, Baba’ diye haykıran içimizdeki Oğul’undur. Lk 10:21′de İsa, göndermiş olduğu 72 öğrencisinin görevden döndükten  sonra Tanrı’ya ve öğrencilerine övgüler yağdırır: “İsa, Kutsal Ruh’ta sevindi”. Ruh, Oğul’un Baba ile ilişkiye girdiği kişidir.

3.İSA’NIN VAFTİZİ

Tanrı’nın ,İsa’da vahyinin kilit bir rolü Markos 1, 9‘da ve paralel metinlerde bulunur: İsa’nın Kutsal Ruh’ta Tanrı/Abbà ile ilişkisinin açıklandığı Ürdün Nehri’ndeki vaftizdir.

ÜÇLÜ TEOFANİ:

  • İsa sevgili bir oğul olarak sunulur: tercih edilme anlamında değil, Oğul’da Baba’nın görkemi (doxa) yansıtılır;
  • Ruh bir güvercinin altında İsa’nın üzerine iner

Markos 1:10: “Ve sudan çıkar çıkmaz, göğün yarıldığını ve Ruh’un güvercin gibi üzerine indiğini gördü.”

Lk 3, 21 bir güvercinden değil, bedensel bir gerçeklikten söz eder. Luka, Helenistik bir bağlamda yazıyor, bu yüzden Soma’dan (Grekçe:soma -beden) bahsediyor; Ruhun kalıcı olarak kaldığı anlamına gelir.

  • Babanın sesi

4.KENOSİ

     İncil’in tümü(özellikle Matta,Markos,Luka ve Yuhanna bölümü), İsa’nın günahların bağışlanması için ve Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edildiği konusunda hemfikirdir. İsa bunu sadece kelimelerle yapmaz, ama bu kenosì’nin bir parçasıdır:

    1. anabainō (yukarı çıkmak)
    2.  katabainō (aşağı inmek)

    Bu iki fiile dikkat etmek gerekiyor çünkü Kenotik yönü vurgulamak için bir kelime oyunu var: İsa nehirden yükselirken, Ruh alçalıyor. İsa alçalır, yükselir ve ardından Ruh aşağı iner.

    İsa’nın Vaftizi, Sinoptik’te bulduğumuz tek Teslis Teofanisi’dir ve onu yalnızca Kenosis’i vurgulayan bir metinde bulmamız ilginçtir.

    Vaftiz, İsa’nın hizmetini başlatır: Yeni Antlaşmadaki görevinin ve Tanrı tarafından kendisine emanet edilen misyonun ilk özel ifadesidir. Bu, İsa’nın Tanrı’nın iradesinin yerine getirilmesine koşulsuz “evet”idir. KENOSI, İTAATLİ ÖZGÜRLÜĞÜN, yani terk edilmenin(kendini bırakmanın) altını çizer. Ses gökten gelen, Tanrı’nın konuştuğunu, hareket ettiğini, yüzünü yalnızca İsa aracılığıyla açıkladığını gösterir. Bu, bundan sonra misyona rehberlik edecek olan Kutsal Ruh‘un inişiyle vurgulanır. Bundan böyle İsa’yı gören, Baba’yı görmüş olur (Yuhanna 12:45).

    RUH’TA VAFTİZ: Ürdün nehrinde vaftiz, Nasıralı İsa’nın üzerine Ruh’un kalıcı olarak inmesi olayıdır. İsa’nın tüm varlığı bir vaftizdir, “Ruh’ta vaftiz“dir: yani, Ruh’un İsa üzerinde kalıcı ve etkin mevcudiyeti, onu çarmıhta ölümüne kadar kendisini insan durumuna sokmaya zorlar, böylece orada evrensel taşkınlığı ve Rab’bin Ruhu’nun ölçüsüz olarak salıverecek.

    5.İSA’NIN ÖZ-FARKINDALIĞININ RUH İLE İLİŞKİSİ 

    Sinoptiklerde, İsa’nın mesihsel öz-farkındalığının ondaki Ruh’un mevcudiyetiyle bağlantılı olarak tasdik edildiği dört Mesihsel sözler buluyoruz:

    • MATTEO 12:28: “Ama ben iblisleri Tanrı’nın Ruhu’yla kovarsam, o zaman Tanrı’nın krallığı üzerinize gelmiştir”.
       İsa,  davranışının Tanrı’nın Krallığını duyurmasının YHWH’nin Ruhu aracılığıyla gerçekleştiği güçlü bir şekilde duruyor.
    •  MARKOS 3,29: “ama Kutsal Ruh’a küfreden sonsuza dek affedilmeyecek”.

     İsa’nın kimliğini bilmemek, kimliğini tanımamaktır, yapılan her seçimde onu reddetmektir.

    • MARKOS 13,11: “ama o saatte size ne verilirse onu söyleyin: çünkü konuşan siz değilsiniz, Kutsal Ruh’tur.”
      Her mümin üzerinde kişisel bir fizyonomi ile hareket eden Ruh.

    •  LUKA 4,16: “Rab’bin Ruhu üzerimdedir; Bunun için beni meshetti ve yoksullara Müjde’yi ulaştırmam için gönderdi”.
      Luka İncili’nde, İsa’nın tüm hizmeti Ruh’ta yaşanan bir görev olarak anlaşılır ve tanımlanır (Müjde’den Pentekost’a kadar). Meleğ’in Müjdesi’nde Ruh aracılığıyla bakire gebe kaldığını duyurur.

    YUHANNA BÖLÜMÜNDE ÜÇLÜ BİRLİK

    Teslis için Metinler Yuhanna 1, 1 – 3; 10.30; 17.21

    Yuhanna 10:30: “Ben ve Baba biriz Bu onların aynı oldukları anlamına gelmez, “bir” oldukları anlamına gelir. Üçlü Birlik, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tan oluşur. İLİŞKİSEL KİMLİKLERİ vardır. Her şahsın kendi KESİN KİMLİĞİ vardır ama birbirleriyle İLİŞKİLİDİR yani KARŞILIKLI SEVGİ İLİŞKİSİDİR.

    buna şöyle diyebiliriz : ÇEŞİTLİLİK İÇİNDE BİRLİK: TEK İLAHİ ÖZ , İKİ KİŞİ.

    Yuhanna 8, 58: “İbrahim olmadan önce ben varım…”. “Ben” (egò eimì), Tanrı’nın adı yanan çalıda açıkladığı Çıkış 3 ‘e atıfta bulunur. İsa bunu söyleyerek kendisini Tanrı’nın yerine, sonsuzluk düzeyinde (“… İbrahim’den önce”) koyar. Yahudi dinleyiciler için bu en büyük günahtı.Kendini Tanrı’nın yerine koymak  Yahudiler için bir küfürdür. Bu metinde İsa, TANRI KİMLİĞİNİ KENDİNDE UYGULAR.

    Yuhanna 1: Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Bu ayette  Teslis Birliği’ni bize gösterir. “Ebedi olarak Tanrı’ya dönmüş“, Tanrı’nın ilişkisel kimliğini, “Tanrı Ebedi Söz’dür“, Söz’ün önceden var olduğunu gösterir. Enkarnasyon sonsuza dek Baba’ya dönmeden önce, ÖNCEDEN VAROLMA ebedi, Söz seviyesindedir, VAROLMA ÖNCESİ ise Söz’ün Baba için var olduğunu ifade eder. “İçinde olmak“, Üçleme’nin üç kişisini de karakterize eder (1x1x1 = 1)

    Yuhanna 1, 14: “aramızda yaşadı“: ἐσκήνωσεν (KENOSI), Mısırdan Çıkış’ta Tanrı’nın meskeni olan çadırı belirtir. Teslis Tanrısı aramızdadır. İsa bize Teslis Tanrısı’nı vermeye geldi. Tanrı’nın kendisiyle iletişimi, bir başkasına doğru gidişi, bir “oluşu”, bir başka olmayı ima eder. Pavlus’un Filipililere Mektup’taki İlahisi έκένωσεν (boşaltılmış,dökülmüş) terimini kullanır, Oğul insanı kurtarmak için ete bürünerek (enkarnasyon) kendisini ilahi ayrıcalıklarından mahrum eder. ÜÇLÜ BİRLİK;BİRBİRİ İÇİNDE, BİRBİRİ İÇİN, BİRBİRİYLE BİRLİKTE OLMAKTIR.

    Yuhanna 17:21: “herkes bir olsun diye. Senin gibi, Baba, bendesin ve ben de sende”. Hristiyanlar sadece bir arada yaşayanlar değil, Teslis sevgisini, birliği gerçekleştirenlerdir. Mesih, tek “aracı birimdir” (Augustine). Bu, İncil’in Yuhanna bölümünü ve  Müjde’yi anlamanın anahtarıdır:

    Yuhanna 15: “Baba beni nasıl sevdiyse, ben de sizi öyle sevdim. Sevgimde kalın. Paskalya Gizemi, Baba ve Oğul arasındaki karşılıklı sevginin bir ifadesidir, daha sonra terk edilme, teslim etme yakarışını da göreceğiz.

    YUHANNA BÖLÜMÜNDE KUTSAL RUH

    Yuhanna bölümünde  tamamen farklı bir bakış açısı buluyoruz: Yuhanna’da Ruh’u belirtmek için bulduğumuz 2 terim: Pneuma ve Paraklit. Ayrıca suyun(yaşam) sembolizmine de dikkat çekiyoruz: Aslında, Su ve Ruh, Yuhanna bölümünde temel bir kombinasyon oluşturur.

    • Sinoptikte RUH İSA’NIN ÜZERİNDE DURUR, Yuhanna’da ise İsa sadece Ruh’un üzerinde durduğu kişi değildir, İsa Ruhu ÖLÇÜSÜZ VERİR (Yuhanna 7 – 19);
    • İSA ,PASKALYA GİZEMİNDE ve Baba ile Oğul arasındaki KARŞILIKLI YÜCELTMEDE RUH VERİR: Çarmıha Gerilmiş Olan’ın son armağanı, Dirilmiş Olan’ın ilk armağanı olacaktır;
    • YAŞAM SUYU SEMBOLLERİ = KUTSAL RUHUN HEDİYESİ. Yuhanna’daki Ruh için 2 temel terim şunlardır: pneuma ve paraklit ( bölümler 14,15,16).

    YAŞAM SUYU ve ZAFER

      Yuhanna 4. ve 7. bölümlerde, İsa’nın Ruh vaadini Yaşam Suyu temasıyla birleştirir (ϋδωρ ζων, idōr zōn). Bu, diri suyun vaftizi olarak ifade edilen Ruh’un vaftizidir: Tanrı olan kaynaktan akan ve İsa aracılığıyla insanlara ölümsüz hayat sunan su.

       Yuhanna 3: Nicodemus – “sudan ve ruhtan yeniden doğdu”. Vaftize bir göndermedir, ancak Yuhanna’nın metinlerinde su, Ruh’un armağanı ile bağlantılıdır.

      Yuhanna 4:10:İsa kadına şu yanıtı verdi: “Eğer sen Tanrı’nın armağanını ve sana, ‘Bana su ver, içeyim’ diyenin kim olduğunu bilseydin, sen O’ndan dilerdin, O da sana yaşam suyunu verirdi.”

      Samiriyeli kadında kuyudan çıkan su ile Yaşam suyu arasındaki farkın altı çizilmişti. Bu suyun Tanrı’nın bir armağanı olduğunu görüyoruz. “Canlı-yaşam” suyu (grekçe:zoon yaşam,canlı) Tanrı’nın bir özelliğidir: doğadan alınamaz  ve  Tanrı’nın Mesih’in kişiliğine bağlı bir armağanıdır.

      Yuhanna 4:13 İsa şöyle yanıt verdi: “Bu sudan her içen yine susayacak. Oysa benim vereceğim sudan içen sonsuza dek susamaz. Benim vereceğim su, içende sonsuz yaşam için fışkıran bir pınar olacak”. Bu  satırda “Ona vereceğim suyu içen asla susamaz” ifadesini buluruz: Bu sıradan bir su değildir, aslında gelecekte fiil İNSANIN TÜM İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAĞINI belirtir ve bu su insanın içine dolar ve bizi diri su pınarları yapar  çünkü Mesih onu hesapsız verir.

      Yuhanna 7:37  Bayramın son ve en önemli günü İsa ayağa kalktı, yüksek sesle şöyle dedi: “Bir kimse susamışsa bana gelsin, içsin.  Kutsal Yazı’da dendiği gibi, bana iman edenin ‘içinden diri su ırmakları akacaktır.”  “susayan bana gelsin ve içsin”. İsa’nın konumunu belirtmek için isthemì fiiline dikkat edin: O bir sorumluluk üstlenir. Yuhannanın metinlerinde dirilişe işaret eder. İsa bizi kendisinden bilgi almaya davet ediyor: kaynağa bakmak.

      Yuhanna 7,39 Bunu, kendisine iman edenlerin alacağı Ruh’la ilgili olarak söylüyordu. Ruh henüz verilmemişti. Çünkü İsa henüz yüceltilmemişti. Yuhanna 7, 37-39 harika bir metindir çünkü Su ve Paskalya Gizemi ile Ruh arasında bağlantı kurar. İsa’nın henüz yüceltilmediğini belirtmek için gelecek zamana dikkat edin:

      • RUH gelecek bir HEDİYEDİR, MESİH’İN HEDİYESİDİR;
      • ZAFER (δοξά)

      a) BABA VE OĞUL  ARASINDA KARŞILIKLI ŞAN (Teslis işareti):Baba ve Oğul kendilerini aynı aşkın ve kutsal boyutta verirler. Yalnızca Oğul, Baba’yı aynı boyutta YÜCELTEBİLİR ama insan ancak övebilir. Ruh’un asıl armağanı, Baba’nın Oğul’a verdiği yüceliktir.

      b) PASKALYA GİZEMİ İLE RUHUN HEDİYESİ ARASINDAKİ BAĞLANTI. ZAFER her zaman YÜKSELME ile ilişkili değildir, ancak KENOSİ ile ilişkilidir.

      Yuhanna 17, 1: İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle dedi: “Baba, saat geldi. Oğlun’u yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin

      Yuhanna 17, 4-5: Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim. Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt.

      PASKALYA SIRASI, BABA VE OĞUL ARASINDAKİ KARŞILIKLI YÜCELİK SAATİDİR, KARŞILIKLI TESLİMİYETTİR. PASKALYA GİZEMİ ÜÇLÜ BİRLİĞİ ORTAYA ÇIKARIR: RUHUN İÇERİSİNDE TESLİM EDİLDİĞİ BABA VE OĞUL GERÇEĞİ.

      PARAKLİT

      Yeni ahitte sadece Yuhanna 14-15-16 bölümlerde Kutsal Ruh için  PARAKLİT  olarak konuşulur. Kutsal Ruh sadece kutsallaştırıcı bir güç değil, aynı zamanda Baba ve Oğul ile kendi ilişkisel kimliğine sahip bir kişidir. Yuhanna 14, 16-17: Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.

      PARAKLİT (παράκλητος, paráklētos)  iki kelimeden oluşur: para (yanında/yakınına) ve kalein (çağırmak) YANINIZDA DURAN, SAVUNMACI,AVUKAT  anlamına gelir.

      Burada Teslis’in kişileri arasında bir ÜÇGENSEL vardır.

      Hristiyanlıkta Teslis öğretisi
      Yuhanna 14,16 :Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek

       TESLİM ETME TEMASI

      Teslim etme teması = παραδίδωμι (paradidomi): Teolojik değeri olan terimdir. Sinoptikte Oğul’un teslimini buluyoruz: Mk 8,31 “İnsanoğlu teslim edilecek”; Ancak Yuhanna 19.bölümde  şunları buluyoruz:

      • Baba, Oğul’u teslim eder;
      • Oğul, KENDİNİ Baba’ya ve insanlara teslim eder;
      • Oğul, Anne’yi Yuhannaya ,bize teslim eder;
      • Oğul RUHU TESLİM EDER.

      Yuhanna 19, 25-27 : İsa’nın çarmıhının yanında ise annesi, teyzesi, Klopas’ın karısı Meryem ve Mecdelli Meryem duruyordu. İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, “Anne, işte oğlun!” dedi. Sonra öğrenciye, “İşte, annen!” dedi. O andan itibaren bu öğrenci İsa’nın annesini kendi evine aldı.

      Çarmıh sırasında orada bulunuyorlardı (istemi  fiili) ölümü, aynı zamanda dirilişi de gösterir. Meryem, Oğul’un gerçekliğine katılır; mürit, onu hayatında  alan Biz’i belirtir.

      Yuhanna 19:28: Daha sonra İsa, her şeyin artık tamamlandığını bilerek Kutsal Yazı yerine gelsin diye, “Susadım!” dedi”. Bundan sonra, her şeyin artık tamamlandığını bilen İsa, Kutsal Yazı’yı yerine getirmek için, “Susadım” dedi. Bu sadece fiziksel susuzluk değil, Ruhun susuzluğudur  RUHUN YOKSUNLUĞU SUSUZLUĞA NEDEN OLUR yani TERK EDİLME.

      TERK EDİLME TEMASI

       Markos 15:34 Saat üçte İsa yüksek sesle, “Elohi, Elohi, lema şevaktani” yani, “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” diye bağırdı. Aramice olduğu gibi ve süreksizlik kriteri için (Getsemani’de görüldüğü gibi) İsa’nın otantik bir sözüdür. Terk edilmişlik çığlığı bir umutsuzluk çığlığı DEĞİLDİR, ama bu bir ‘’DUA’’dır, İsa’nın içine daldığı karanlığın uçurumundan ifade ettiği Baba sevgisinin nihai tanıklığıdır (İsa Baba’ya terk edilir/ve kendini ona terk eder).

        Papa 2. Jean Paul, apostolik mektup Salvifici Dolori’de, 1984, terk etme sözlerinin Üçlü Birlik değerine sahip olduğunu söyler: Oğul’un Baba ile ilişkisinden uzakta yaşadığı bir deneyim, Tanrı’dan bir kopuştur (kurtuluş değeri). Papa 2. Jean Paul, Oğul’un Çarmıhta terk edilmiş olarak sevildiğini, öyle ki, Yüzbaşı Mesih’i Tanrı’nın Oğlu olarak tanıyan  Mesih’in kendisini kurtarmak için insanın boyutuna alçaldığını ve her zaman yanımızda olan O’nu verdiğini savunuyor (Paraklit ) .

        SUSUZLUK TEMASI

        Baba’dan uzaklıkla, SUSUZLUK, kuraklık olur. O’nda fışkıran diri suya duyulan susuzluktur. İsa çarmıh deneyiminde Ruh’un rahatlığını tatmaz, Ruh’u kendi içinde kaybeder, Tanrı’dan uzakta insanlıkla özdeşleştiği için artık zevk almaz. Ama tam da bu şekilde, onu insanlara tam olarak iletmek için tam olarak yeniden alır. İsa’nın verdiği son nefes, insanlara verdiği yaşam nefesinin bir simgesidir. Baba ve Ruh, Mesih’in acılarının ortak kahramanlarıdır, ancak yalnızca Oğul çarmıha gerilir: 2.Konstantinopolis Konsili (553) – Üçlemeden biri acılara maruz kaldı (Unus de Trinitate Passus Est) + Üçlü’ğün İşleri BÖLÜNMEMİŞTİR (Opera Trinitatis Indivisa).

        Yuhanna 19:30: “İsa sirkeyi aldıktan sonra, “Tamamlandı!” dedi. Ve başını eğerek ruhu teslim etti (paradidomi). İsa, çarmıhta ölüm anında Ruh’u teslim eder. Her şeyi yerine getiren Ruh’un teslimidir.

        Yuhanna 19,34: “ancak askerlerden biri mızrakla böğrüne vurdu ve hemen kan ve su çıktı”. İnsanlığın üzerine dökülen Ruh armağanını ifade eder. HAÇ etkinliği gerçek bir PENTEKOST’tur

        Yuhanna 20: 20 – 23: Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rab’bi görünce sevindiler. İsa yine onlara, “Size esenlik olsun!” dedi. “Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.” Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, “Kutsal Ruh’u alın!” dedi. “Kimin günahlarını bağışlarsanız, bağışlanmış olur; kimin günahlarını bağışlamazsanız, bağışlanmamış kalır.” İsa, Diriliş’ten sonra öğrencilerine kendini gösterir. Ruh, çarmıha gerilmiş İsa’nın son armağanı ve dirilmiş İsa’nın ilk armağanıdır. Yaratılış’ınkini takip eden ve yerine getiren yeni yaratma eylemi.

        Teslis Tanrısı kendini verir ve Mesih’te kendini gösterir: Pentekost, Havarilerin İşleri’nde halka açık bir tezahürdür (teofanik), ancak Gerçek Ruh, kendisini çarmıhta Mesih’ten verendir. İnsan Üçleme’ye nasıl ulaşabilir? Ayinler, Liturji ve karşılıklı sevgi aracılığıyla (Yh. 17). Teslis hayatımızla ilgilidir, sadece inanılması gereken bir dogma değildir.

        ÜÇLÜ HEDİYENİN AÇIKLANMASI OLARAK PASKALYA OLAYI İkinci Konstantinopolis Konseyinde , Baba ve Ruh’un Mesih’in kurtarıcı işine girdiğini vurgular. Mesih çarmıhta sadece bizi günahtan kurtarmak için ölmedi (kurtuluş işlevi), ÜÇLÜ TANRI’YI BİZE SÖYLEMEK VE VERMEK İÇİNDE ÖLDÜ (açığa çıkarma işlevi).

        PASKALYA GİZEMİ = KURTARMA İŞLEVİ + VAHİYSEL İŞLEVİ

        AZİZ PAVLUS’TA VE DİĞER MEKTUPLARDA ÜÇLÜ BİRLİK

        Pavlus’un mektupları, kurtuluş durumunda Baba, Oğul ve Kutsal Ruh arasındaki sinerjinin ayrımına dair ilerici ve olgun bir farkındalığı doğrular. Pavlus’daki soteryolojik(kurtuluş) olayın üçlü bir ritmi vardır.

        Rom 8, 32: ” Öz Oğlu’nu bile esirgemeyip O’nu hepimiz için ölüme teslim eden Tanrı, O’nunla birlikte bize her şeyi    bağışlamayacak mı?

        Diriliş ile Oğul’u da veren Baba’nın katılımını görüyoruz. Elçilerin İşleri 2’de şunu buluruz: “Tanrı onu diriltti”, bu kendi kendine diriliş değildir. Teslis realitesi kerygmanın bir parçasıdır.

        İbraniler 9, 14: ” Öyleyse sonsuz Ruh aracılığıyla kendini lekesiz olarak Tanrı’ya sunmuş olan Mesih‘in kanının, diri Tanrı‘ya kulluk edebilmemiz için vicdanımızı ölü işlerden temizleyeceği ne kadar daha kesindir!” ÜÇ kişi arasındaki ilişkidir. Ruh, Mesih’in çarmıhta sunduğu son armağan ve Dirilen’in ilk armağanıdır. Mesih’in bizim için sunusuyla ilgili iki metin şunlardır:

        2 Korintliler 5, 21: “Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı’nın doğruluğu olalım.”

        Gal 3,13 : ” İbrahim’e sağlanan kutsama Mesih İsa aracılığıyla uluslara sağlansın ve bizler vaat edilen Ruh’u imanla alalım diye, Mesih bizim için lanetlenerek bizi Yasa’nın lanetinden kurtardı. Çünkü, “Ağaç üzerine asılan herkes lanetlidir” diye yazılmıştır. “ Hem göksel hem de yersel olarak kucaklayan bir sevgidir.

        İncilin Matta bölümündeki Teslis Formülü  Matta 28’de İsa, öğrencilerini Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz etmeleri için gönderir.

        1 Kor 12, 4 – 6: “Öyleyse çeşitli armağanlar vardır, ancak Ruh birdir; çeşitli hizmetler vardır, ancak Rab birdir; çeşitli işlemler vardır, ancak hepsinde her şeyi yapan tek bir Tanrı vardır”.

         Gal 4:6: “Ve Tanrı’nın, “Abba! Baba!” diye haykıran Oğlunun Ruhunu yüreklerimize göndermesi, sizin evlat olduğunuzu kanıtlıyor.

        2 Kor 13:13 “Rab İsa Mesih’in lütfu, Tanrı’nın sevgisi ve Kutsal Ruh’un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun”.

         Rom 8,15 Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, “Abba, Baba!” diye sesleniriz.

        Gal 4, 6: Oğullar olduğunuz için Tanrı öz Oğlu’nun “Abba! Baba!” diye seslenen Ruhu’nu yüreklerinize gönderdi. Pavlus’ta, Üçleme’nin ikameti Abba’da ifade edilir. Ruh bize Mesih’te verildi ve onun aracılığıyla Baba ile ilişkiye giriyoruz. Abba, Teslis’e aşılanma niyetindedir:

        2 Selanik 2, 13: Ama biz, ey Rab ‘bin sevdiği kardeşler, sizler için her zaman Tanrı’ya şükran borçluyuz. Çünkü Tanrı, Ruh aracılığıyla kutsal kılınıp gerçeğe inanarak kurtulmanız için sizi ta başlangıçtan seçti.

        İçimizdeki Ruh evlat edinmeyi mümkün kılar, Teslis Tanrısını deneyimlememizi sağlar

         1.Yuhanna 4,7-8: sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır. Seven herkes Tanrı’dan doğmuştur ve Tanrı’yı tanır. Sevmeyen kişi Tanrı’yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir. “Tanrı Sevgidir (agàpe)”cümlesi çok önemlidir çünkü bize Teslis Tanrısının özünü verir. Tanrı’nın Teslis gizeminin derin anlamı Agàpe, Tanrı’nın Mesih’teki eyleminin adıdır ve Tanrı’nın kim olduğunu, kendi Adını, kendi içindeki Tanrı’yı ​​gösterir.

        Vahiy 22,17 Ruh ve Gelin, “Gel!” diyorlar. İşiten, “Gel!” desin. Susayan gelsin. Dileyen, yaşam suyundan karşılıksız alsın. Ruh’tan ve Gelin’den, yani Kilise’den (imanlılar topluluğundan)söz eder.

        KİLİSE TARAFINDAN YAŞANMIŞ VE KABUL EDİLEN ÜÇLÜ BİRLİK

        Kilise tarihinin havariler çağından sonraki ilk dönemi, İsa Mesih tarafından vahyedilen Tanrı’nın gizeminin yaşandığı ve imanla alınan  karşılıksız bir armağana sahip olunduğunun itiraf edildiği bir andır. Teslis inancı ayinlerin bir parçası haline gelir. İlk yüzyıllarda, İsa tarafından açıklanan Baba, Oğul ve Kutsal Ruh Tanrı hakkındaki gerçeğin teolojik bir çalışmasına ihtiyaç duyuldu. Çalışmanın iki nedeni:

        o    gerçek havarisel inancı doğru bir şekilde ifade etme ve savunma ihtiyacı

        o    bu yeni gizemi çevredeki dünyanın kültürüne ve felsefi düşüncesine sunma ve açıklama arzusu. Zaten İznik öncesi dönemde, Hıristiyan “ilahiyatçıların” ilk eserleri ortaya çıkıyor:

          • Aziz Justin(2.yy) gibi tanıklıklarımız var: suda yıkanmış yenilenmiş katekümenlerin vaftizinden bahsediyor. Efkaristiya’nın ne olduğuna dair bir farkındalık buluyoruz: Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şeref vermek için onları yücelten Papaza ekmek ve şarap getirilir;

          • Romalı Hippolytus, üçüncü yüzyılın başında, bize Hıristiyan duasını karakterize eden Üçlü Birlik yapısını açıkça hatırlatıyor: Kutsal Ruh’ta Mesih aracılığıyla Baba’ya hitap ediyor.

          • Teslis inancının kendisi, Kilise’nin ilk şehitleri tarafından kan dökülme noktasına tanıklık ediyor: 155 yılı civarında, İzmir’li Aziz Polikarp, şehit olmadan önce, Teslis inancını ikrar ediyor:

        Seni kutsuyorum Baba, çünkü beni bugün ve bu saatte Kutsal Ruh’un bozulmazlığında ruhun ve bedenin sonsuz yaşamının dirilişi için Mesih’inin kasesindeki şehitlerin sayısına katılmaya layık kıldın. (…) Bunun için ve diğer tüm şeyler için seni övüyorum, kutsuyorum ve ebedi ve göksel baş rahip İsa Mesih aracılığıyla seni yüceltiyorum Amin“.

          • Lyons’lu Irenaeus (+202) Adversus Haereses’i yazar. Ortodoks inancını, Kilise inancının ve İsa Mesih’in gerçek enkarnasyonunun gerçeğinin dışında Tanrı’nın gizemine nüfuz ettiğini iddia eden ilk yüzyılların Gnostik spekülasyonlarına karşı savunur. Irenaeus, inancın ana içeriğini yalnızca Kutsal Yazılara ve onun tanık olduğu kurtuluş tarihine dayanarak açıklıyor: “Bu nedenle, tüm beyliklerin ve güçlerin üzerinde duran tek bir yaratıcı Tanrı vardır (…). O, Baba, Tanrı, Kurucu, Yaratıcı ve Yazardır; her şeyi kendisinden, yani Sözü ve Hikmeti aracılığıyla şekillendirdi.” Irenaeus, Teslis gizeminin ilişkisini tarihsel-kurtuluş bir bakış açısıyla açıklıyor. Irenaeus, yaşayan insanın Tanrı’nın yüceliği olduğunu onaylar, ancak insanın yaşamı, bir ÜÇLÜ BİRLİK aracılığıyla (Ruh’ta, Baba’ya yönelik enkarne Söz aracılığıyla Ruh’ta) meydana gelen Tanrı’nın vizyonudur. Üçleme’nin eylemi, yaratılışta ve insan yaşamında yatar. : “Çünkü Tanrı’nın Ruhu’nu getirenler Söz’e, yani Oğul’a götürülürler ve Oğul onları hoş karşılar ve Baba’ya sunar ve Baba onları bozulmaz kılar. Bu nedenle, Ruh olmadan Tanrı’nın Sözünü görmek mümkün değildir ve Oğul olmadan hiç kimse Baba’ya yaklaşamaz. Çünkü Tanrı’nın Oğlu’nun bilgisi Kutsal Ruh aracılığıyla gerçekleştirilir. Yaratılan ve modellenen insanın yaratılmamış Tanrı’nın suretinde ve benzerliğinde olduğu düzen, ritim ve hareket işte böyledir: Baba karar verir ve emreder, Oğul yürütür ve şekillendirir, Ruh besler ve çoğaltır ve insan yavaş yavaş ilerliyor”.

          • Tertullian (+230), İznik öncesi ilahiyatçı. Batı’da TRINITAS‘tan bahseden ilk kişidir ve her birinin kimliğini ve farklılığını belirtmek için PERSONA ve bunların birliğini ve eşitliğini ifade etmek için SUBSTANTIA terimini ilk kullanan odur. OUSIA (SUBSTANCE) ÖZ demektir. IPOSTASIS (KİŞİ), bireysel kalıcı gerçeklik anlamına gelir.

          • BÜYÜK BASILIUS (330 -379): (ÇOK ÖNEMLİ) “Kutsal Ruh Üzerine İnceleme”. Ousia (ortak bir şekilde töz) ve hipostaz (tekil bir şekilde töz) arasındaki fark Büyük Basil tarafından verilir: OUSIA Tanrı’dır (üçünde de ortaktır), IPOSTASIS üç kişidir (bireysel olarak). Gal 4.6 ve Ef 8.5‘i hatırlayalım: Baba ile ancak Ruh aracılığıyla ilişkiye girebiliriz, ancak onu Tanrı olarak kabul edersek: Abbà Baba.

          • Şamlı Yuhanna(VIII. yüzyıl): ilk önce Mesih’in ilahi ve insani doğasının karıştırılmadan hem birliğini ifade etmek için PERİKORESİS( Yunanca peri , “etrafında” ve chōreō ,  gitmek veya gelmek” kelimelerinden türetilmiştir) terimini kullanır. Tesliste her kişi tek başına var olmaz, diğerinde, diğeri için ve diğeriyle birlikte var olur. Bu terim daha sonra ortaçağ Skolastisizm’i tarafından circumincessio karşılıklı dinamik taşma, INABITATION, “biri diğerindedir”.

          • AGOSTİNO 354 yılında Kartaca’da doğdu (Nicaea’dan sonra). Din değiştirmesinden sonra Hristiyan düşüncesiyle Platon’un düşüncelerini sentezlemeye çalıştığını inceleyebiliriz. Augustine için var olan her şey Söz aracılığıyla yapılmıştır ve O’nun gözünde Tanrı’nın Logos‘udur. Platon’un fikir dünyası dönüştürülür, fikirler Tanrı’nın zihnindedir. Onun eseri DE TRINITATE: I. İznik ve I. Konstantinopolis’ten sonra inancın hakikati üzerine ilk organik düşünce, Teslis tasviri üzerine bir risaledir.

        ➢ Çalışmada takip edilen YÖNTEM üç ana bölüme ayrılmıştır:

        – REGULA FIDEI: iman ikranın’ın kabulü

        – INTELLIGENTIA FIDEI: inancı açıklama, spekülatif çalışma

        – EXPERIENTIA FIDEI: Teslisin gizemiyle hayati ve ruhsal temas.

        ➢ TEOLOJİ: hem özün birliğini hem de Üç Kişinin ayrımını onaylar. Tanrı Varlıktır ve bu haliyle Bir’dir, ama aynı zamanda Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tur. Birliği, Üç arasındaki karşılıklı ilişkilerde ifade edilir.

        Tanrı SEVGİDİR.Sevgi, Tanrı’yı mevcut kılar ve O’nun Üçlü Varlığını O’nun içinde bir an için görmemizi sağlar. Baba seven kişidir. Oğul, sevilen ve karşılığında Baba’yı severek karşılık veren kişidir. Kutsal Ruh, dolaşan karşılıklı sevgidir. Sevgi (mutua dilectio), Tanrı bilgisinin teolojik yeridir.

        Tanrı varlıktır, sevgi  bir duygu ya da duygusal değil, ontolojik bir değere sahiptir. Sevgi , varlığın temel bileşenidir ve aynı zamanda insanlarla ilişkiler için de geçerlidir ; ilişki devam eder. Bir kişi başkalarıyla bir ilişki olarak görülebilse de, yalnızsa yine de bir kişidir çünkü o, sevgi ve diyalog halindeki birçok insan olarak karakterize edilir.

        Teslis’in işleri tüm insanlar için ortaktır. İsa asla yalnız hareket etmez, her zaman Baba ve Kutsal Ruh ile birlikte hareket eder. Yalnızca Oğul enkarne oldu, ancak Baba ve Ruh ile tam bir birliktelik içinde.

        Üç ilahi kişi’yi  insan ruhunun 3 yetisi gibi düşünebiliriz (verilen örnekler tam olarak açıklayamaz) hafıza/akıl/sevgi.

        Bir kişide nasıl üç farklı gerçeklik, kişinin birliğinde anlama, sevme, hatırlama yeteneği varsa, Tanrı’da da tek gerçek Tanrı’da sonsuz karşılıklı sevginin sonsuz ilişkisi içinde olan 3 farklı kişi vardır.

        ZAMAN: zaman fiziksel bir gerçeklik değil, içsel bir şeydir ve “distansio animae” olarak tanımlanır, zamanı yalnızca insan ruhu algılar.

        BEDEN: Platon, sadece rasyonel ruh önemliyken, ruhun hapishanesi olarak gördüğü bedeni değersizleştirir. Agostino için insan Tanrı’nın suretidir ve Tanrı’nın suretinde eşsiz ve tekrarlanamaz bir insan olarak yaratılmıştır. Bu nedenle beden olumlu bir şekilde görülmektedir.

        SANAT: büyük bir değere sahiptir çünkü sanatçının yeteneği aracılığıyla Tanrı’nın güzelliğini gösterir: “çok güzel bir şeydi”  LXX tercümesi.

        ETİK: Augustine modern bir düşünceye sahiptir. Sevgiyi somutlaştırmada yaratıcı özgürlük: “ama e fac quod vis” = sev ve istediğini yap.

        Hristiyanlıkta Teslis çok önemli bir kavramdır.

        KİLİSENİN KONSİLLERİ

        Konseyler ve ardından Teslis Dogması, tam olarak sapkınlıklara bir yanıt olarak doğar. Milano Fermanı’ndan sonra dördüncü yüzyıldayız.

        Kristolojik Ve Üçlü Birlikle Alakalı Sapkınlıklar

         Monarkianizm

        Tanrı yalnızca bir İlkedir, ÜÇ DEĞİLDİR. Sadece Baba Tanrı olarak adlandırılabilir:

          • Monarkianizmin DİNAMİK BİÇİMİ: Logos ve Pneuma güçlerdir, tek Prensipten gelen ilahi enerjilerdir. İsa yeryüzünde olduğu sürece güç girer, yaşar, ölür ve tekrar dirilir.

          • MODALİST FORM (SABELLIANİZM). Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, Tanrı’yı tezahür ettirmenin üç farklı yoludur: Tanrı’nın giydiği üç “elbise”.

        Patrıpassıanizm,

        çarmıhtaki Oğul’da acı çekenin Baba olduğunu belirtir

         Tabiiyetçilik

        Oğul ve Ruh, gerçekten Baba’dan farklı ama ona tabidir. Yalnızca Baba tam anlamıyla Tanrı’dır. Alexandra’lı Arius (4. yüzyıl) ilk temsilciydi. Ve şu görüşleri savunur:

        –     OĞUL BABA TARAFINDAN YARATILMIŞTIR, İSA ,TANRI’NIN İLK YARATTIĞIDIR

        –     İSA’NIN OLMADIĞI BİR ZAMAN VARDI

        –     OĞUL BABA İLE AYNI ÖZ’DEN DEĞİLDİR

        İznik Konsili(M.S. 325), Kilise’nin Arius’a cevabı olacaktır.

        Apollinare, monofizitizmi destekler: tek bir ilahi doğa.

        Nestorius 2 doğayı iddia eder, insan ve ilahi ama ayrı; bu nedenle Meryem’in Mesih’in annesi olduğunu söyler (dünyevi Mesih’e, sarx’a, ete atıfta bulunur), yalnızca insan doğasının Annesidir, ancak Tanrı’nın annesi değildir (Logos). Konsey, 2 doğanın ayrılamayacağı yanıtını verecektir. Efes konsili tarafından mahkûm edilmiştir.

        Eutyches, Mesih’in yalnızca bir doğası olduğunu onaylar: 2 doğanın karışımı yani insani doğası ilahi doğasının içinde kaybolmuştur.

        Kutsal Ruh’ta Makedonlar olan pneumatomachi’nin sapkınlığını buluyoruz. Kutsal Ruh’un ilahi bir gerçeklik olmadığını, insanları kutsamak için bir enerji olduğunu onaylarlar. I. Konstantinopolis Konsili’ nde (381), Kapadokyalı Babalar Kutsal Ruh temasını destekleyerek müdahale ederler.

        İZNİK KONSEYİ (325)

        Konsey, Konstantin tarafından Arius’a karşı toplandı. Ruh hakkında, iznikte neredeyse hiçbir şey söylemiyor. ÜÇ kısma ayrılmış bir akideyi detaylandırıyor: metin Yunanca ve epistoomen (“inanıyoruz”) diyor, bu daha sonra Latinceye IO CREDO’ya (inanıyorum)çevriliyor. Yunanca çoğul, tüm Kilise’yi ima ederken, Latince tekil kişisel sorumluluğu vurgular.

        Mesih omoiousios = Baba ile özdendir, o Tanrı’dan gelen Tanrı’dır, Baba ile aynı ousia’ya (töz) aittir.

        İznik , üçlü bir inanç ikrarında bulunur:

          • Tanrı Yüce Baba’dır.

          • İsa Mesih. İşte yenilik: Bu yüzyılda, Mesih’in kutsallığını onaylamak yalnızca temeldir. “Baba’dan tüm çağlardan önce doğdu” (Ario ise zamanında doğduğunu doğruladı). “Tanrı’dan Tanrı” (daha küçük veya ikincil bir Tanrı değil). “Doğmuş ve yaratılmamış” (yaratılışı onaylayan Arius’a karşı) = nesil, Baba’nın aynı DNA’sını, onun özünün sürekliliğini ima eder.
          • Kutsal Ruh’a inanıyoruz. Başka bir şey söylenmiyor çünkü konsilin temel konusu Mesih ile alakalı ama daha sonra Kutsal Ruh ile alakalı olarak I. Konstantinopolis’te konu derinleşiyor.

        Dördüncü yüzyılda, Oğul’un doğası üzerine teolojik bir düşünce başlar: doğa = physis / töz = ousia. Sadece ilahi doğası mı yoksa 2 doğası mı vardır? 

         KONSTANTİNAPOLİS  KONSEYİ (381)

         pneumatomachi’ye (Ruhun ilahiliğini inkar edenlere) karşı Kutsal Ruh’un ilahiliğinden bahseder. Nissa’lı Gregor ve Nazianz(aksaray)’lı Gregor  katıldı.

          • Rab olan Kutsal Ruh’a inanıyorum” (Kyrios). KONSEY, aynı tapınmaya ve yüceltilmeye layık olan Tanrı olduğunun altını çizmek için RUH İÇİN KYRIOS TERİMİNİ UYGULAR.
            • “…hayat veren…” gr. zoon poion = YAŞAMIN SAHİBİ, Ruhu yaşamın yaratıcısı olan Tanrı ile aynı seviyeye koyar.
            • “…Baba’dan gelen…” gr. ekporeuomai = DÖKÜLMÜŞ, TAŞAN, Yuhanna 15:26: “Baba’dan çıkan gerçeğin Ruhu”. Ruh, ebedi alayı ima eden, Baba tarafından dökülen sevgidir. Devam etmek fiili (Latince’den) Ruh’a adalet sağlamaz, çünkü Baba’ya göre aynı olmadığını ima eder. Ancak yunanca ekporeuomai ( Taşan ), Ruh’un Baba’dan çıktığı anlamına gelir (ad extra). 6. yüzyılda Filioque problemini göreceğiz.

              • “… Baba ve Oğul ile yüceltilir“: Yunanancanın hürmet değil, tapınma anlamında topluluk yönünün altını çizmek istediği birlikte yüceltmektir.

        Bu ilk iki Konseyde, inancın Sembolü ifade edilir ve kesin olarak tanımlanır: İZNİK-KONSTANTINAPOLİS İMAN İKRARI.

         EFES KONSİLİ (431)

        Tanrı’nın Annesi Meryem (Theotokos). Meryem gerçekten Tanrı’nın Annesidir, çünkü o, hipostazında Tanrı’nın kutsallığını ve insanın insanlığını birleştiren İsa’nın Annesidir. Konsey, Konstantinopolis Patriği Nestorius‘un, İKİ DOĞANIN, İNSAN VE İLAHİ’nin İsa Mesih’in tek kişisinde var olduğunu ileri süren COMMUNICATIO IDIOMATUM’u (dillerin iletişimi) reddeden sapkınlığına yanıt verdi. Nestorius’un hatası Kristolojiktir: O, bölünmez olan Üçleme’yi ayırır: Mesih’in iki tabiatını ayırır.

        KADIKÖY KONSEYİ (451)

        üç sapkınlığa karşı cevap verir

          • Laodikeia’lı Apollinare’nin monofizitizmine göre, İsa’nın yalnızca bir ilahi doğası vardır, ancak insandan yalnızca bedeni almıştır.
          • Nestorius. İsa’nın iki ayrı doğası vardır.
          • Eutyches. İki doğa, bir karışım, bir füzyon gibi olan bir üçüncüyü doğurur. hiç biri.

        Mesih gerçek Tanrı ve gerçek insandır, insanlıkta ve kutsallıkta mükemmeldir. Bir hipostazda (kişi) iki doğası (insan/ilahi) vardır. İki tabiat karışık veya ayrı değil, birbiriyle iletişim halinde, bölünmez ve değişmezdir. MESİH ,BABA (İLAHİ DOĞA) İLE BİRLİKTE VE İNSAN (İNSAN DOĞASI) İLE BİRLİKTEDİR.

        İSTANBUL KONSİLİ  (553)

        imparator Justinianus katılır ve TESLİS için önemlidir. Kadıköy’ün bazı terimlerini toplar ve açıklığa kavuşturur: Teslis’te tek bir ilahi tabiatta (ousìa) üç kişi (hipostasis / prosopon) vardır; Mesih’te, Enkarne Sözün tek kişisinde iki tabiat vardır. Yunanca ve Latince arasındaki karışıklık prosopon teriminde yatmaktadır, Yunanca’da kişi anlamına gelirken Latince’de maske anlamına gelir.

        Yenilik, “Teslis’ten Biri Çile’yi yaşadı”nın (unus de Trinitate passus est) altını çizmekte yatıyor: İsa’nın yaşadığı her şey, Enkarne Söz’dür; sonra “Teslis İşleri bölünmez” (Opera Trinitatis Indivisa) Mesih’in çarmıhı, Tanrı’nın Oğlu’nu ilgilendiren ve Baba ile Ruh’u ilgilendiren bir şeydir.

        FILIOQUE:  V. – VI. yüzyıllarda Latin kilisesi “Baba ve Oğul’dan gelir” ifadesini ekledi. Batı’da bu formül, Konstantinopolis Konseyi’nin ifade ettiği gerçeği dikkate almadan yayılmaya başlar. 8. yüzyılda imparator Şarlman, onu hem Batı’da hem de Doğu’da İmparatorluk genelinde dayattı ve onu kabul etmeyen Doğu Kilisesi ile güçlü bir karşıtlığı körükledi. Bu karşıtlığın doruk noktası, 1054’te ilgili Doğu ve Batı Kiliselerinin karşılıklı olarak aforoz edilmesiyle Kiliselerin bölünmesiyle sonuçlandı: Konstantinopolis’teki papalık elçisi Umberto di Silvacandida ve patrik Michele Cerulario.

        İman ikrarının iki versiyonu, iki farklı ama birbirini tamamlayan bakış açısına sahiptir:

        ORTODOKS PERSPEKTİFİ: Baba’nın her şeyin kendisinden geldiği kişi olduğunu söyler.

        KATOLİK PERSPEKTİFİ: Baba ve Oğul’un sürekli bir ilişki içinde olduğunu ve Ruh’un bu karşılıklı sevgiden hareket ettiğini söyler.

        KONSEYLERDEKİ ÜÇLÜ-KRİSTOLOJİK DOGMA

        MESİH = 1 KİŞİDE 2 DOĞA (İNSANİ VE İLAHİ)

        ÜÇLÜ BİRLİK = 3 KİŞİDE 1 DOĞA (İLAHİ)

    Scroll to Top